Öne Çıkan Yayın

Uyku Rutuni

Merhabalar Uzun zamandır herkesin sorduğu beklenen yazı uyku rutuni, Öncelikle burada yazacaklarım püf noktaları ve rutunin özeti nite...

7 Ekim 2016 Cuma

ÖVGÜ GÜNCE İLE İLK TATİL MACERASI

Merhabalar,

Yaz tatili:) Herkesin 1 sene bekleyip 1 hafta 10 günde çabucak biten bir yıl uğruna çalıştığımız dönem. Bu senede bu dönemi iple çektik tabi diğer yıllardan bir farkla. Bu sene tatilde 2 kişi değil 3 kişiydik. Bebek olmadan tatille ilgili türlü hayalleri herkes kuruyor fakat bebek olduktan sonra ve ilk tatilse, başlıyor herkesi bir korku sarmaya. Bebeğin düzeni bozulur mu, ne yer ne içer, yoldan etkilenir mi gibi birbirini takip eden yüzlerce soru. Bu tatil döneminde bizde bu yoldan geçtik. Tatile çıkmadan bizden tecrübeli ailelerin bu sorunsalla nasıl başa çıktığını araştırdık. Ve kendimizce bir durum tespiti yaptık.

 İlk dikkat edilmesi gereken güneş. Bunun için uv korumalı mayo, kıyafet, şapka güneş kremi gerekli olanlar. Güneş kremi seçimini blogda uzun uzun anlatmıştım buradan ulaşabilirsiniz (BEBEKLER İÇİN GÜNEŞ KREMİ SEÇİMİ)
Güneş kremi seçimini yaptıktan sonra sıra mayo seçiminde. Burada dikkat etmeniz gereken klasik mayolar yerine bebekler için özel yapılmış wetsuit uv korumalı tulum mayolar. Bu mayolar sayesinde suyun soğuk etkisini bebek hissetmiyor ve mayo vücudun büyük bir bölümünü kapladığı için çok etkili bir uv koruması sağlıyor. Güneş kremini sadece elleri, ayakları ve yüzü için sürüyorsunuz. Bu mayoların piyasada çok fazla seçeneği mevcut. Ben decathlondan nabaiji marka bir wetsuit mayo aldım. Bu kadar etkili koruma yapacağını ve su soğukluğunu hiç geçirmeyeceğini düşünmüyordum. Beklentimden çok fazla  fayda sağladım. Sizlerde gözü kapalı alabilirsiniz.
Denizden çıktıktan sonra yine decathlondan uv korumalı tşört ,şapka ve giysiler aldım. Bu konuda decathlon gerçekten kaliteli ürünler sunuyor.

Kıyafet olayını çözdükten sonra tatil yaptığımız bölgelerde acil durumda gidilecek hastaneleri araştırdım(ne olur ne olmaz) Çantamıza ateş düşürücü fitil ve hiç kullanmadığımız calpol,ibufen şurup aldık tedbir amaçlı. Güneş sonrası içinde organik bir aloe vera kremi edinmenizde fayda var.

Gelelim en büyük dert beslenmeye;
Tatil sırasında güzel kızımız henüz 9+20 günlüktü. Günde 2 ana öğün bir ara öğün şeklinde katı gıda veriyoruz. 1 yaşından küçük olduğu için haliyle her yemeği yiyemiyor. Tuzsuz olacak, yumurtanın sarısı olacak, kuzu eti olacak vs. İlk günler için yine decathlondan bir termos çanta aldım. Bu çanta içinde buz aküsüyle neredeyse 24 saat bir buzdolabınız oluyor. Bu sayede ilk günleri atlattık. Sonraki günler için yanımda meyve götürdüm. Sabah kahvaltısında her yerde haşlanmış yumurta bulabileceğimizi hesaplayarak diğer öğünü tamamen otele güvenerek biraz da olsa riske attık.

Hazırlıklarımızı tamamladıktan sonra günün ilk ışığıyla yola koyulduk İzmirden başlayan serüvenimiz Antalya, Bilecik ve Ankara rotasını çizerek İstanbulda son buldu. Yol konusunda hiç sıkıntı yaşamadık. Yaklaşık her 2 saatte bir mola verdik. Bu biraz yol süresini uzatsa da bebeğin omurga sağlığı için gerekli. Yolda yanımıza 1 gün yetecek şekilde taza fasulye, hurma, meyve, semizotu gibi yiyecekleri küçük 1 er porsiyon alacak şekilde kaplara koyduk ve beslenmemizi bu şekilde yaptık Tabii ki Blw yöntemiyle:) Otelimize yerleştiğimizde ilk işim büfeyi kontrol etmek oldu. İlk şoku orada yaşadık. Otellerin bebek büfesi adı altında servis edilen yiyecekler ya çorba, ya püre ya hazır mama, yani bize yarayan hiç bir şey yok. Yardım almak için otelin misafir ilişkileriyle konuştuğumuzda bize istediğimiz menüyü vermemiz halinde istediğimiz yöntemle her yiyeceği istenilen saatte pişirebileceklerini ifade ettiler. İlk uğradığımız şok çölde vaha bulmuş gibi bir ferahlığa döndü.

BLW yöntemi sayesinde otelde hiç zorluk yaşamadık. Biz yemek yerken bebeğimizin de yemeği geldi, biz masada o mama sandalyesinde çok güzel öğünler geçirdik. Etrafımız da tablet ile yada türlü oyunlarla çocuklarına yemek yedirmeye çalışan aileleri gördükçe, Blw yöntemi ile ne kadar doğru bir iş yaptığımızı tekrar anladık. Bebeğimizin nasıl kimseden yardım almadan tek başına yemek yediğini gören diğer ailelerin meraklı bakışları altında hiç sıkıntı yaşamadan yemek seanslarımızı firesiz tamamladık.

Tatile gelmeden önce en merak ettiğimiz olay bebeğimizin denize nasıl bir tepki vereceğiydi. Doğduğundan beri her gün yıkıyoruz, bu yüzden suya alışkın ve seviyor fakat deniz farklı bir seçenek. Günün erken saatleri ve akşamüstü denize girmeyi tercih ettik. Övgü Günce denizi o kadar çok sevdi ki adeta çıkmak istemedi. Suda oyunlar oynadık, hopladık zıpladık. Sudan çıkınca tatlı suyla hemen duşunu aldırıp gölge bir yere geçtik. Akşam 5 ten sonra mayosunu çıkararak güneşden kremsiz bi şekilde faydalanmasını sağladık.

1 hafta süre gözümüzü açıp kapayıncaya kadar bitti. Yeni tatilde keşke şunu da yapsaydım dediğim tek olay valiz düzeni. Tatile gitmeden önce bebeğinizin kıyafetleri günlük olarak ayırarak poşetlere koyun ve her gün ayırdığınız poşeti kullanın. Bu hem pratik hem de karışıklığı önlüyor. Seneye bunu kesin deneyeceğiz.

Umarım tatile gidecek ailelere ufakta olsa faydamız olur:)

25 Ağustos 2016 Perşembe

Çocuk Doktoru Arayanlar Boşuna Aramayın En İyisini Bulduk:))) Karşınız da Uzman Dr Dicle ÇELİK




Merhabalar

Bebekler doğmadan önce tüm ailelerde bir çocuk doktoru arayışı hasıl olur. Bütün aileler en iyi hekimi bulabilmek için türlü araştırmalar yapar. Çünkü bu seçim çok önemlidir. 9  ay anne karnında en iyi şartlarda koruduğu bebeklerinin bundan sonraki hayatında bence yön verenlerden biri olacaktır.
Elbette tüm hekimlerimiz birbirinden değerli fakat her meslekte olduğu gibi öne çıkanlar diğer meslektaşlarına göre daha başarılı olanlar mevcut.

Bizim doktorumuz Dicle Çelik. Kendisi Memorial Şişli hastanesinde görev yapıyor. Övgü Güncemiz doğduğundan beri Dicle Hocaya emanet. Dicle Hoca bizim için bir hekimden çok daha fazlası. Bir kere 7/24 her şeyi sorabiliyoruz, meşgulse mutlaka  geri dönüyor, 0 ilaç yanlısı gerekmediğince ilaç vermiyor. Mesela biz 10 aylığız çok şükür büyük bir ilaç kullanmadık. Her şeyin doğalından yana bence en önemlisi sürekli kendini yenilemesi, yeni bilgilere açık olması. Biz Blw yöntemine doktorumuz sayesinde geçtik. İnanın bu bile bize yaptığı çok büyük bir iyiliktir.

Bebeğimiz daha 3 aylıkken hasta olduğunda İstanbul dışındaydık. Ankara da iki büyük özel hastaneye gittik. İkisinde de bebeğimize antibiyotik yazıldı, Dicle Hocaya ertesi gün apar topar geldiğimizde hastalığın viral kaynaklı olduğunu tespit edip bize hiç ilaç dahi vermeden hastalığı atlatmamızı sağladı.

Dicle Hoca bizim için bir hekimden çok daha fazlası, o artık bizim kızımızın Dicle ablası, bizim en güvendiğimiz, annemizin babamızın sürekli dua ettiği, arkadaşlarımıza önerdiğimiz iyi ki araştırıp karşımıza çıkmış dediğimiz ailemizden biri.

Bu süreçte hekim arayan arkadaşlar, hiç boşuna araştırmayın kendinizi yormayın. Sizin için araştırılmışı var, Dicle Çelik bu işin bizce en iyilerinden.

Burada bloğum aracılığıyla da Sevgili Dicle Hocamıza minnetlerimizi sunuyoruz.

Sağolun Varolun:)))

2 Ağustos 2016 Salı

KATI GIDAYA GEÇİŞ BLW YÖNTEMİ

Merhaba,

Baby Led Weaning (BLW) yöntemi nedir?



Bu yöntem katı gıdaya geçen bebeklerin ebeveynlerinin yardımı olmadan, tamamen kontrolün kendilerinde olduğu, istediği kadar yediği, isterse yemediği parmak boyutunda yiyeceklerin buharda, fırında vb yöntemlerle pişirilerek sunulduğu bir yöntemdir. Bu yöntemde cam rende, bulamaç, püre gibi klasik beslenme şekilleri yoktur. Bu yöntem sayesinde bebeğin el becerileri yükselir, kendi kendine çiğnemeyi öğrenir, yemek seçmez, özgüveni artar. Bu yöntemin detayları hakkında internetten binlerce yazı mevcut. Youtube üzerinden de  videoları bulabilirsiniz.

Gelelim bu yöntemi bizim nasıl uyguladığımıza. Bence bu yöntem hem bebeğe hem de kendinize bir nevi yatırımdır. Çevrenizde elinde kaşıkla çocuğunu beslemeye çalışan, yok uçak geldi, elinde telefon veya tabletle türlü şekillere giren birçok kişi görürsünüz. Bu yöntemde bunların hepsini bebek kendisi yapıyor. Evet yanlış duymadınız küçücük bebek sizin gibi yiyor ve içiyor. Çoğunuz öyle şey mi olur el kadar bebek nasıl kendi kendine yer içer diyebilirsiniz. Elbette bu hemen ilk ayda olmuyor. Fakat sabırla devam ettiğinizde 1-2 aydan sonra bebeğinizi kendi kendine yemek yediğine şahit olabilirsiniz. Yöntem çok basit sadece biraz uğraş istiyor.

Öncelikle bu yöntemi uygulamak istiyorsanız BLW hakkında yayınlanan tek kitap " o tabak bitecek mi?" okumanızı tavsiye ederim. Sosyal medyada facebook ve instagramdan Blw Türkiye kapalı grubuna üye olarak tariflerden, yöntem ile ilgili tüm bilgilere sahip olabilirsiniz. Yakında grubu yöneten adminler de konu ile ilgili bir kitap çıkartacaklar.

Bu yöntemi uygulamaya karar verdiyseniz size gerekli olanlar
  • Mama sandalyesi (ikea antilop)
  • Buhar aparatı
  • Önlük
Biz bana göre bu yöntemin temizlik bölümünü %90 seviyesinde kurtaran tidytot diye bir aparat aldık(googledan araştırabilirsiniz)

Şimdi bu yöntemi nasıl uyguladığımız anlatalım. Öncelikle bebeğinizin gerçek olarak 6 aylık olması gerekiyor. Yani 40. haftadan erken doğduysa bu süreyi de 6 ayın üzerine ekliyoruz. Bebeğimizin dik bir şekilde destekli veya desteksiz durabiliyor olması gerekir. ilk 45 gün sadece tadım günleri var.
Nedir bu tadım günleri. Blw Türkiyenin sitesin de bebekler için hangi besinin hangi aya uygun olacağı şeklinde hazırlanan bir liste mevcut.  Bu listeden 15 adet besin seçiyorsunuz. Öncelik sebzeler sonra meyve ve en son süt ürünleri. Sonra her ürünü 3 er gün olmak üzere tek tek bebeğinize veriyorsunuz. Burada ki amaç hem bebeğin aldığı besine alerjisi olup olmadığını anlamak (3 gün kuralı) hem de bebeğin yediği her besinin tadını anlaması( bu bulamaçta imkansız) İlk 45 gün adı üstünde tadım günleri bebeğiniz sadece tadıyor bu sürede yemeyebilir, atabilir kesinlikle müdahale etmiyorsunuz. Emiyorsa anne sütü emmiyorsa formül mamaya aynı miktarda devam ediyoruz. Bebek ana besini yine sütten alıyor. Tattığı besinlerden değil. Bu zamanla yer değiştiriyor. Besinleri buharda haşlayabiliyorsunuz yada fırında yumuşatıyorsunuz. Bebeğim yiyebilir mi, boğazında kalır mı diye korkmayın. Kurallara uyarsanız klasik yöntemden daha az riski var. İlk haftadan sonra bebeğinizin gelişimine göre Blwye adapte süresi belli oluyor. Bazı bebekler hemen adapte olurken bazıları daha geç olabiliyor. Yöntemi uygularken en büyük düşmanınız çevre ve büyükler oluyor ne yazık ki. Klasik yöntemlerle büyüyen bir toplumumuz olduğu için, doktorlar dahil öyle şey mi olur, bebek doymaz, boğulur, aç kalır tarzı vb şeklinde türlü türlü söylem çıkıyor. Benim size tavsiyem yöntemi çok iyi inceleyin ve mutlaka uygulayın. Şu an bizim bebeğimiz 9 aylık beraber kahvaltı yapabiliyoruz. Emin olun bu bile bu yöntem için yeter. Aşağıda size belirttiğim tabloyu da ekliyorum. Hazırlayan Blw Türkiye grubuna şimdiden teşekkür ederiz.

10 Haziran 2016 Cuma

BEBEKLERİNİZ GECE ÜSTÜNÜMÜ AÇIYOR ÇÖZÜM BASİT

Merhabalar,

Tüm annelerin en büyük korkusu bebekleri yada çocukları gece uyurken üstlerinin açılması.
Bebeklerinin her zaman üşüyeceğini düşünen annelerimiz neredeyse geceleri bebeklerinin başında nöbet tutar. Bebekler büyüdükçe daha hareketlenir ve üstüne ne örterseniz örtün gece onu üstünden atar. Sabah yorganı yerde gören anneler eyvah yine yorganı üstünden atmış, çocuğum üşütecek korkusuna varır.
Aslında dünya sağlık örgütü bebekler için ne battaniye nede yorganı önermektedir. Battaniye ve yorgan Allah korusun bebek ölümlerine kadar yol açabilecek bir sürü tehlikeye zemin hazırlar. Bence de bebeklerinize ne yorgan ne battaniye nede buna benzer bir ürün kullanın. Kullanmanız gereken ürün uyku tulumu.
Uyku tulumu kullanımı konusunda ülkemiz o kadar bilgisiz ki her uyku tulumunun aynı şeyi sağladığını düşünür. Çoğunlukla yanlış tulum seçiminden dolayı bebeğini terlettiğini düşünen anneler veya bu yüzden tulum kullanmaktan vazgeçen bir sürü aile vardır.
Öncelikle uyku tulumu seçerken en çok dikkat etmemiz gereken şey evimizin sıcaklığı ve tulumun tog değeri. Tog kısaca kumaşın termal geçirgenliğini ifade eden, yurtdışında yorgan ve uykuların sıcak tutma seviyelerini gösteren bir birim. Uyku tulumları ülkemizde genellikle 2.5 ve 3.5 tog olarak satılıyor. En çok yapılan yanlış bu 2.5 yada 3.5 tog uyku tulumunu almak, bunun içine çocuğu bir güzel giydirmek, ev zaten 25 derece:) sonra çocuğun uyumasını beklemek. Peki sonuç çocuk terledikçe terliyor, sıcaktan uyuyamıyor, isilik vb. Sonunda da uyku tulumu benim çocuğumu çok terletti iyi değil yargısı.
Peki doğru uyku tulumunu seçmek için ne yapmalıyız. Önce evimizin sıcaklığını ölçmeliyiz (uyuduğu odanın) örneğin bu oda 23-24 derece ise 1 tog luk bir uyku tulumu tercih edilmesi gerekir ve tulumun içine çok ince bir kıyafet giydirilmesi gerekiyor, kışlık pijama değil. Eğer ev 15-22 derece ise 2.5 tog . Dışarıda gezinti ve bu sıcaklığın altı için 3.5 tog seçimi yapılabilir. Tulumların içine giydirilmesi gerekenler için aşağıya bir adet tablo ekliyorum. Eğer aşağıda gösterildiği gibi tulumun içine uygun kıyafet ve doğru tog değerinde bir tulum alırsanız bebeğinizin hiç terlemediğini ve üşümediğini göreceksiniz.

Ayrıca uyku tulumları güvenlik içinde tercih edilmesi gereken ürünlerdir.
 
Ayrıca uyku tulumları güvenlik içinde tercih edilmesi gereken ürünlerdir. Bebeğin üstüne gelmeyeceği için boğulma riski de yoktur.

Gelelim tavsiye bölümüne;

Eğer bulabilirseniz Ergopouch bebek tulumu alın. Bu işin mercedesi, BMW si Ergopouchtur. Bu ürün pahalı gelirse tog değerlerinin uyduğu bir ürün alabilirsiniz.
Not: Tulumların kolu açık bebeklerimiz gece üşür diyen anneler:) Bebeklerin ana ısı merkezi gövdeleridir. (bizimde)Hiç korkmadan kullanabilirsiniz.


 

31 Mayıs 2016 Salı

BEBEK SULARI NASIL OLMALI

Merhabalar,

6. ayın dolmasıyla beraber bebekler katı gıdaya geçiş yapar. Dünya sağlık örgütü 6. aydan sonra katı gıdaya geçişi önermektedir. Katı gıdaya başlanması ile beraber doktorlarımız bebeklere su içirin tavsiyesinde bulunur. Bu zamana kadar bunu düşünmeyen anne baba normal su, kaynatılmış su, bebek suyu vs arasında gider gelir.
Öncelikle şunu belirtmekte yarar. Bebek suyu diye özel bir su dünyada yoktur. Hatta ve hatta ülkemizde bebek suyu adı altında satılan bir çok firmanın suyu vardır. Bu suların arkasını okuduğunuzda yada internet sitelerine baktığınızda kullanılan suyun , o markanın diğer ambalajlı halindeki sudan farksız olduğu yazılmıştır. Yani x markasının bebek suyu ile x markasının damacana suyu arasında hiç bir fark yoktur. Tek fark ambalajlarıdır. Yani arada fark olarak ödediğimiz tutar suya değil ambalaja gider.
Peki biz bebeğimiz için nasıl bir su bulmalıyız. Bu sorunun cevabı çok basit kendimiz için nasıl bir su içiyorsak bebeğimiz içinde aynı suyu kullanacağız. Su alırken markadan daha çok içeriğindeki mineral değerlere bakmamız gerekiyor. Öncelikle aldığımız suyun phı en az 7.5 seviyelerinde olmalı. Vücudumuzun phı 7.5 tur. Biz 7.5 ph altında su içerek bu phı düşürürüz. Sertlik ve ph aynı şeyler değildir. Ph’ı 14 santimetrelik bir cetvele benzetebiliriz. Bu cetvelde 7 nötr, 7’den 0’a kadar asidik, 7’den 14’e kadar ise bazik olarak ifade edilir. Yani phı 7.5 üstüne çıktıkça sudaki oksijen oranı artar, suyun metabolizmaya katkısı artar. Bir diğer dikkat etmemiz gereken konu sodyum. Bebekler için sodyum çok önemlidir. Yüksek sodyumlu sular böbrekleri yorar, o yüzden hem kalp sağlığı hemde kendimiz için düşük sodyumlu, sodyum diyetine uygun suları hatta sodyum oranı 2 nin altındaki suları tercih etmeliyiz. Bir diğer değer kalsiyum oranı. Ne yazık ki ülkemizdeki sularda kalsiyum oranları düşük. Kalsiyum oranı 250 ye en yakın su bizim tercih etmemiz gereken sudur. Bizim ülkemiz sularında bu oran 10-75 arası değişiyor. Daha sonra dikkat etmemiz gereken bir başka değer magnezyum, bu oranda 75mg a ne kadar yakınsa o kadar iyidir. Magnezyum açısından zengin sular kalp sağlığı içinde yararlıdır.
 Ayrıca seçeceğimiz suyun biokarbonat oranının 600 mg üstünde olması ve karbonat içermesi hem böbreklerimiz hem sindirimiz açısından çok faydalıdır. Suların etiketlerine baktığımızda etiketin altında toplam mineral değeri yazar(bu her markada yok) . Ülkemizdeki içme sularının tamamı düşük mineralli su sınıfında. Litre başına 500 mga kadar olan sular düşük mineralli, 1500 mg üstü olan sular yüksek mineralli sulardır. Seçeceğiniz sudaki mg miktarı ne kadar yüksekse o kadar faydalıdır.
Gelelim damacana, pet ve cam olayına. Tabi ki bu seçenekler arasında en sağlıklı olanı camdır. Camda mikroorganizma üreme şansı damacanalara göre çok düşüktür. İşin aslında damacana yada pet şişeleri tek kelimede sağlıksız demek çok yanlış olur. Önemli olan güneşin altında bekleyip beklememesi. Damacana veya pet şişelerde bu risk var. Bunun için olabildiğince cam şişede su tercih edin. Artık bir çok firmanın cam damacanası da var. Bu damacanalar içinde yapabiliyorsanız pompa kullanmayın. Bir sürahi veya şişeye doldurarak kullanın.

Yine bu yazılanları tek tek araştıramam araştırılmışı var mı diye soranlara, elbette ki var:)

Ben olabildiğince bu değerleri tutturan yüksek kalsiyum oranlı diğer sulara göre yüksek mineral değerli, sodyum oranı çok düşük ve cam damacana servisi olan belki de çok az duyduğunuz bir markayı kullanıyorum.

Taşkesti Su
15 lt cam damacana fiyatı 11 tl

Hem bebeğimiz için hem de kendimiz için kullandığımız bu suyu herkese tavsiye ederim.




30 Mayıs 2016 Pazartesi

ŞİŞLİ ORGANİK (EKOLOJİK) PAZARI



Merhabalar,



Son zamanlarda sağlıklı yaşam için trend hala gelmiş organik ürünlerin satıldığı Türkiyenin ilk organik pazarından bahsetmek istiyorum.

Öncelikle bir ürünün organik olması için o ürünün organik sertifikası olması gerekiyor. Bu sertifikada öyle yoldan geçen herkese verilmiyor şartları var. Peki nedir bu organik tarım. Organik tarım tam anlamıyla ;

Organik tarım(Ekolojik tarım veya Biyolojik tarım);tarımsal ilaç,suni gübre,hormon,antibiyotik ve zararlı gıda katkı maddeleri gibi uygulamaları yasaklayan,üretimden tüketime her aşaması kontrollü,doğal kaynakları en iyi şekilde kullanarak sağlıklı tarımsal ürünler üretilmesini sağlayan bir tarım sistemidir.



Organik tarım (Ekolojik tarım veya Biyolojik tarım);ekolojik dengenin korunması,her türlü bitkisel,hayvansal ve su ürünleri üretimi ile kullanılacak girdilerin organik tarım metoduna uygun olarak üretilmesi veya temini ,orman ve doğal alanlardan organik tarım ilkelerine uygun olarak ürün toplanması ,bu ürünlerin işlenmesi,ambalajlanması,etiketlenmesi,depolanması,taşınması,pazarlanması,kontrolü,sertifikalandırılması ve denetimini amaçlayan,çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyen modern tarımsal üretim tekniklerini kullanmayı kabul eden ,her aşaması kontrollü,kayıtlı ve sertifikalı bir üretim şeklidir.


Organik tarım(Ekolojik tarım veya Biyolojik tarım);ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliği amaçlayan,toprak verimliliğini,çevrenin korunmasını ve gıda güvenliğini esas alan bir tarımsal üretim sistemidir.

Tüm bu ifadeler ışığında Organik-Ekolojik-Biyolojik Tarım;kimyasal gübre ve pestisit gibi yapay dış girdileri kullanmaksızın,sürdürülebilir verimliliğe dayalı,çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden ,toprak verimliliğini ve gıda güvenliğini esas alan üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve kayıtlı olan sertifikalı bir üretim şeklidir.


Organik sertifikası almak içinde


http://www.bahcedenorganik.com/p/organik-urun-setifikasi-nedir-nasil-alinir ilgili linkten detayları öğrenebilirsiniz.
 Ülkemizde birçok markette ve birçok internet sitesinde organik ürünleri çok kolay bir şekilde bulabilirisiniz.

Gelelim biz asıl konumuza:)


Şişlideki pazar Buğday derneği tarafından organize edilen Türkiyenin ilk ekolojik pazarı. Cumartesi günleri Şişlideki Bomonti bira fabrikasının arkasındaki pazar yerinde kuruluyor. Pazara girmek için mutlaka organik sertifikası şartı aranıyor ve sık sık pazarda ürünler kontrol ediliyor. Pazar İstanbul da ki en büyük organik pazar.


Bebeğimizin katı gıdaya geçişinde her anne baba gibi olabildiğince ve gücümüz yettiğince herşeyin en doğalını bulmak için bu pazara yolumuz düştü. Pazarda sebze, meyve çeşitlerinden, süt ürünlerine, kozmetikten, temizlik maddelere kadar bir çok ürün satılıyor. Satıcıların hepsiyle tek tek muhabbet edip ürünler hakkında bilgi alabiliyorsunuz. Fiyatlara gelince bazı ürünler elbette ki normal pazara göre pahalı, ama bazı ürünler kafa kafaya diyebilirim. Örneğin muz 7 lira, yumurta 75 kuruş. 3 litre süt 13 tl. Pazardan bir ürün alıp tattığınızda gerçekten aradaki farka değdiğini ve bu zamana kadar ne yediğinizi sorgulamaya başlıyorsunuz. Buğday derneğinin istanbulun bir çok köşesinde kurduğu ekolojik pazarlar mevcut. Bu pazarlara derneğin sitesinden ulaşabilirsiniz.


 Ülkemizin maddi durumunu düşündüğümüzde tabiyki bu pazardan herkes alışveriş yapamaz ama en azından küçük bebeklerimize her şeyden tadımlık alabilir ve 20 tl gibi bir ücretle o hafta çocuğunuza ilaçsız, zararlı kimyasallar kullanılmamış doğal ürünler alabilirsiniz.

Yolunuz düşerse gözlemelerden de yemeyi ihmal etmeyin:)





Kalın sağlıcakla.
 
 
 

 

 

28 Mayıs 2016 Cumartesi

BEBEKLER İÇİN GÜNEŞ KREMİ SEÇİMİ

Merhabalar,

Yaz mevsiminin de gelmesiyle beraber tatlı bir deniz hazırlığı başlar.
Tabi ki bebeklerimiz için de yaz hazırlığı yapmalıyız. Güneşin zararlı ışınlarından korunmak için piyasada çok fazla bebek güneş kremi mevcut. Kafa karışıklığı da burada başlıyor. Öncelikle faktör olayından başlayalım. Her anne baba bebeği daha iyi korunsun diye en yüksek faktörlü ve bildiğimiz meşhur markaların kremlerini alıyor. Fakat bu kremlerin içeriğini hiç kimse merak etmiyor. Bebeğimizi ve kendimizi güneşten korurken ne kadar kimyasala maruz kalıyoruz kimse düşünmüyor. En basit örnekle 30 faktör ile 50 faktör koruma arasında konu ile ilgili bilgi sahibi olmadığımız zaman epey uçurum var gibi gözüküyor. Ama kazın ayağı öyle değil. 30 faktör koruma ile 50 faktör koruma arasında sadece %3 evet yanlış okumadınız yazıyla da yüzde üç bir koruma farkı var. Ama 50 faktör korumalı kremlerde 30 faktöre göre kat ve kat kimyasal mevcut. Sevgili anne ve babalar yaz için öncelikle çocuklarınızı uv korumalı şapka , tişört, mayo gibi eşyalar alın. Güneşin en tepede olduğu 11:00-16:00 saatlerini odanızda yada gölgede geçirin. Tabi bunlat tek başına yetmez illa ki krem sürmemiz gerekiyor ama nasıl bir krem?
Seçmiş olacağınız krem 30 faktörün üzerinde olması. Normal güneş kremi yerine mineralli, doğal, kimyasal içermeyen güneş kremlerinden birisi olsun. Kremlerin marka marka içerikleri görebileceğiniz ewg adlı amerikan kozmetik denetleme sitesi mevcut. Bırakın kremi kozmetik ne alırsanız buraya http://www.ewg.org/skindeep/search.php?query=baby+sun+screen&h=Search bakmadan satın almayın.

Ben bunları araştıramam varmı ürün tavsiyesi diyenlere de tabi ki tavsiyemiz var:)
Trukid yada badgerin bebekler için olan güneş kremlerini gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. İki kremde mineralli kremdir ve içeriğinde bebeğinizin cildine zararlı hiç bir kimyasal yoktur.

Kalın sağlıcakla...



27 Mayıs 2016 Cuma

FISHER PRICE UYKU ARKADAŞI

Küçük güncemizin en yakın arkadaşı namı değer ÇİKO:)

Uyku rutuni yardımcılarımızdan bu küçük oyuncağı biraz tanıtalım.

Piyasada çok fazla uyku arkadaşı var. Uyku arkadaşı seçiminde dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var. Alacağınız uyku arkadaşı canlı renklere sahip olması gerekir. Bebeğin tutacağı girintili çıkıntılı el kol gibi ayrıntıları olması gerekir. Sert olmamalı. Üstündeki kumaş yıkanabilir şekilde olmalı. Eğer müzikli bir uyku arkadaşı seçtiyseniz ses düzeyi yumuşak olmalı. Uyku arkadaşı sadece yatağında durmalı gündüz gün içinde bebeğin oynaması için eline verilmemeli. Sadece bebek uyurken, uyumak üzereyken uyku arkadaşını görmesi lazım. Uyku rutunine de aynı zamanda iyi bir yardımcı. Bebek yatağa yattığında uyku arkadaşını görünce direk aklında uyku çağrışımı yapmak burada en büyük amacımız.
Peki uyku arkadaşı ne işe yarıyor; Adı üstünde uyku arkadaşı:) Şimdi bebeklerde sistem şöyle çalışıyor. Bebeğin uykusu geldiği an bebeğin nerede uykuya daldığı çok önemli. En çok yapılan yanlış memede uyutma, kucakta uyutma. Belki uyuturken kolayınıza geliyor, ama bebek o anda nasıl uyuduğunu, nerede uyuduğunu kodluyor. Örneğin kucakta uyuduğu zaman diyor ki, uykum olduğu için huzursuzdum ve kucakta uyuya kaldım, demek ki burada uykuya dalabilirim.  Daha sonra siz onu yatağına alıyorsunuz uyumaya devam ediyor. İlk uyandığında bakıyor kucakta değil, etrafında başka şeyler var, farklı bir yer, haliyle korkuya kapılıyor. Ben neredeyim düşüncesine giriyor ve uykusu bölünüyor. Uyku arkadaşı tam burada devreye giriyor. Bebek sadece uykuya dalmadan önce gördüğü bu oyuncak, nesne vsyi gördüğünde uyku zamanının geldiğini ve birazdan uykuya dalınacağını kodluyor. Yatağında uyku arkadaşıyla uyuyan bebek uykusu bölünüp uyandığında karşısında yine aynı oyuncağını görüyor, ona sarılıyor vs. Bu sayede bebek kendini güvende hissediyor ve uykusuna kaldığı yerden devam ediyor.
Uzmanların söylemi ve kutunun üstünde 4 aydan sonra kullanılabileceğine dair bilgi var. Biz henüz 3 aylıkken yatağına koyduk. İlk başlarda sadece izledi, seyretti büyüdükçe sarılıyor, kendi kendine konuşuyor, oynuyor ve beraber uyuyorlar. Biz uyku arkadaşı için Fisher Priceın uyku oyuncağını seçtik. Adını Çiko koyduk.Hala kullanıyoruz çok memnunuz.

Umarım işinize yarar.

26 Mayıs 2016 Perşembe

SOOTHİE EMZİK

SOOTHİE EMZİK

Görüntüsü ile çok komik soothie emziği biraz tanıtalım.
Bebeğimiz için araştırma yaparken daha doğmadan emzik kullanmaya karar verdik.
Nasıl olduysa her şeyi araştıran ben emziği çok önemsemedim ve Aventin ortodontik ikili bir emziğini satın aldım.
Bizim küçük sıpa doğdu emziği veriyoruz bir iki emiyor atıyor. Bir türlü almıyor.
Sonra yine derin bir araştırma süreci başladı. Bu araştırmalarımda Amerikada artık hastahanelerde dağıtılan bu emziği buldum. Kullanan annelerin çoğu aynı süreçten geçmiş. Hiç emzik almayan bebekler  bile ilk buluşmada tereddütsüz kabul etmişler bu emziği. Emzik yekpare bir yapıdan oluşuyor. Herhangi bir birleşimi yok.
Kendine özgü birçok faydalı yönü var

  • Emzik tek parça yumuşak bir silikon olması nedeniyle kopma şansı daha az
  • Emdikçe gevşeyen bir yapısı var
  • Sivri bir ucu vs olmadığı için yaralanma riski yok
  • Emziğin kenarını dişlik yerine kullanabiliyor
  • Ağıza tam oturuyor
  • Bpa free
  • Hafif
  • Diş çıkarmaya yardımcı

Ben aldığımda nedense ülkemizde satılmıyordu, Amerikadan bir arkadaşıma getirttim. Şimdi E bebek mağazasında satılıyor. Instagramda da bulunabiliyor.

Biz çok faydasını gördük. Emzik kabul etmeyen bebekler için mükemmel bir ürün. Herkesde olmadığı için havalı bile oluyorsunuz:)



Uyku Rutuni



Merhabalar

Uzun zamandır herkesin sorduğu beklenen yazı uyku rutuni,

Öncelikle burada yazacaklarım püf noktaları ve rutunin özeti niteliğinde tam anlamıyla öğrenmek için bu konu ile ilgili kitapları okumanızı tavsiye ederim. Yazıya başlamadan belirtmek isterim, tavsiyelerim tamamen tecrübelerime ve okuduğum kitaplara dayanır. Ayrıca yazılanlar gündüz yeterli beslenen ve sağlık sorunu olmayan çocuklar içindir.

Uyku rutuni ile ilgili farklı yöntemler bulunuyor. Çocukların ağlatılarak uyutulduğu Ferber yöntemini hiç uygulamadım ve tasvip etmiyorum. Bu konuyla ilgili tüm bilgilere Tracy Hoggun  "Yeni Annelere Mucize Çözümler ve Bebek Bakım Sorunlarına Mucize çözümler" adlı kitaplarında ve Dr Harvey Karpın " Mahallenin en mutlu bebeğinin uyku kitabı" eserinde fazlasıyla ulaşabilirsiniz.

Ben açıkçası bu iki yazarın yöntemlerini karıştırarak kendime özgü bir rutin oluşturdum. Tracy Hoggun Easy yönteminde bebeğe bir düzen oturtuluyor. Sabah sürekli aynı saatte kalkan bebek için ilk 4 ayda 3er saatlik rutin 4 aydan sonra 4 er saatlik rutini öneriliyor. Rutin ise şöyle bebeğimize bir plan hazırlıyoruz ve bu plana sadık kalarak her gün aynı tekrarları yapıyoruz. Saatlere harfiyen uymanıza gerek yok biraz doğaçlama olabilir sonuçta bebekler robot değildir:) Öncelikle sabah 07:00 de kalkan bebek için sırasıyla bu adımları izliyor.
E beslenme
A aktivite
S uyku
Y sizin zamanınız


Adımlarıda şöyle açıklayalım 7 de bebeğimiz uyandı bebeğimizi besliyoruz. Besleme bittikten sonra bebeğimizin gazını çıkartma, onunla oyun oynama, alt değiştirme gibi onu uyanık tutacak aktiviteler yapıyoruz sonra bebeğimizi 08:00 gibi  yatağına götürerek uykuya dalması için yatırıyoruz. 08:15-08:30 gibi uykuya dalan bebeğimizi 10:00 da uyandırarak aynı işlemi uyguluyoruz. Bu şekilde tekrarlar oluşturuyoruz fakat akşam 20:00 de yıkanma rutininden sonra bebeğimizi besleyip uyutuyoruz. Bu sefer bebek uyanana kadar. Bu yöntemdeki püf noktaları bebeğin uyku sinyallerini yakalamak, öğün aralarına sadık kalmak, bebeğimizi aşırı uyarmamak.

Harvey Karpın ise yine benzer bir yöntemi var fakat harvey karpın uyku için 5s tekniği var. Bu 5si açarsak adımlar şu şekilde
Kundaklama
yan yatırma
kulağına şşşşş sesi
sallama(bizim bildiğimiz sallama değil titretme diyebiliriz)
emzirme/emzik

İki yönteminde ortak yanı ikiside kundağı öneriyor. ŞŞŞŞŞ sesi ve pış pış yöntemi çok benziyor, ikisindede emzik var.

Gelelim bebeklerin ne istediğine ve kendi yöntemime;

Bebekler dünyaya ilk geldiklerinde ilk 3 ayları alışma süreciyle geçiyor. Sınrıları belli olan, belli bir sıcaklıkta, sürekli beslenebildiği bir ortamdan bir anda yaşam borusu olmadan yaşamaya çalışıyor. Bizimde yapmamız gereken bu 3 ayda bebekleri olabildiğince güvenli bir ortamda olduklarına inandırabilmek. Bunun için tabiiki yardımcılarımız olacak. Bence olmazsa olmazlar arasında kundak yer alıyor 2. de emzik.3. beyaz gürültü
Sırayla gidelim
KUNDAK
Bebeğinize ilk doğduğunda uykusunda izleyin sürekli şekilde hareket ettiğini görürsünüz. Bu hareketler moro refleksidir. Bebek tıpkı anne karnındaki gibi el ve ayaklarını hareket ettirerek sınırlarını tanır. Anne karnında plesantaya çarpan hareketler (tekmelemeler) doğduktan sonra boşa gidince bebek korkar, kendini boşlukta hisseder, uyuyorsa uykusu bölünür yada ağlar. Bu durumda ellerinden tutunca rahatladığını göreceksiniz. Kundağın görevi bebeği ilk 4 ay anne karnındaki hissiyatı vermesidir. Tabii kundakta bizim geleneksel kundağımız değil ayakların serbestçe hareket edebildiği kolların bağlı olduğu kundak. Bunu harvey karp kitabında yapılışını anlatıyor. Ben hazır olan swaddle me kundak aldım ve çok memnun kaldım. Kundağa bebeğimizi koyduğumuzda bazen tepki gösterip ağlayabiliyor fakat 2-3 günden sonra alışıyor. Yani hemen vazgeçmeyin.
EMZİK
Bebekler emdikçe sakinleşir, çünkü emme refleksleri çok kuvvetlidir. İLK 8-9 ay için emzik kullanımını iki yazarda tavsiye ediyor. Emzik hem bebeğin uykuya rahat dalmasını sağlıyor hemde ona güvende hissi veriyor. Zaten uykuya daldıktan sonra bebeğin emziği ağzından düşüyor.

BEYAZ GÜRÜLTÜ
Bebekler plasentanın içinde farklı seslere maruz kalırlar. Dünyaya geldikten sonra gürültülü bir ortamdan sessiz bir ortama geçtikleri için şaşırırlar. Dikkat edin elektrik süpürgesi yada fön makinasıyla bebeklerinin rahatladığını anlatan çiftler vardır. Beyaz gürültüde bu ortamı taklit ediyor. Bunun için çeşitli oyuncaklar var. Biz kullanmadığımız eski bir akıllı telefona Google play üzerinden White noise baby programını indirdik ve beyaz gürültü olayını bu şekilde çözmüş olduk. Farklı program yada alternatifler çok.(kullanılmayan bir telefon olduğu için uçak modunda telefonumuzu kullandık)

DİKKAT EDİLMEİ GEREKENLER

Oda sıcaklığı maksimum 23 derece olucak. Bu konuda anneler biraz hassas. Aman çocuğum üşürse, ben üşüyorum gibi endişeleri var. Ama bu sıcaklıkta bebeğiniz üşümez. İngiltere de bebekler 18 derecede büyütülüyor.  Sıcaklık yükseldikçe mikroplar daha hızlı ürüyor. Yada en basiti kendinizden pay çıkarın sıcakta rahat bir uyku uyuyabilir misiniz? Lütfen bebeklerinizi kat kat giydirip uyutmayın. Yavrucaklar sıcak oldu da diyemiyorlar. Bu konu çok önemli...


Şimdi kısaca kendi uyguladığımız rutini anlatayım. Öncelikle ilk 20 gün herhangi bir rutin yapmadık. Çünkü bebekler ilk ayda çok sık besleniyor. Daha sonra Tracy Hoggun rutininde ufak bir yer değiştirme yaparak nihai uygulamamızı bulduk. Bebeğimiz sabah uyandığında bu 6-7-8 olabilir biz ilk önce altını değiştirdik, kıyafetlerini değiştirdik sonra besledik. Beslenme bittikten sonra gazını çıkarttık. Gazı çıktıktan sonra en önemli safha uyku işaretleri(gözlerde kayma, esneme) bu işaretleri yakaladığımızda hemen odasına geçtik ve onu yatağına yan bir şekilde bıraktık. Bu sırada beyaz gürültümüzü açtık ve bebeğimizin uykuya dalmasını bekliyoruz. Burada önemli olan göz temasının kurulmaması, bebeğe yardım için hafif kıçına pış pış yapabiliriz. Daha sonra uykuya dalan bebeğimizi maksimum 1 saat 30 dakika bazen 2 saat uyuttuk. Öğün aralığını ilk 1.5 ay 2.30  saate sonra 3 saate 4 aydan sonra 4 saate çıkarttık. Çok kişi 2 saatte bir emzir olmaz yanlış vs dedi biz dinlemedik. (BU TAMAMEN SİZE KALMIŞ). S onra her akşam saat 20:30 gibi banyosunu yaptırdık. Banyodan sonra emzirme ve uykuya geçiş. Saat 21.00 gibi uyuyan bebeğimizi hç bir şekilde uyandırmadık kaça kadar uyursa. ilk 1 ay 21:00-24:00-03:00-06:00 döngüsü oluştu. Sonra gün geçtikçe bebek uyku saatlerini kendisi uzattı.3 ayın sonunda 21:00 de uyuyan bebeğimiz 03:00-04:00 gibi kalkmaya başladı.6. ayında 21:00 de uykuya yatan bebeğimiz 06:00-07:00 ye kadar deliksiz uyumaya başladı. Gece bazen bir iki mızıklama olduğunda hep ağzına memesini vererek pış pış yaptık. Her geçen gün uykuya dalış süresi kısaldı.

Kundak, Emzik, Beyaz gürültüden sonraki diğer yardımcılarımızda şöyle
Bebeğimizin uyuduğu odayı buhardanlık vasıtasıyla hakiki lavanta kokusu yaydık( küçük bir buhardınlığa su koyuyorsunuz içine 3-4 damla lavanta yağı altına mum koyup yakıyorsunuz. Odanız hoş bir koku yayılıyor. Bu hem bebeği hem sizi çok rahatlatıyor. Doktorumuza da danıştık. Hiç bir zararı olmaz onayıyla yaptık.
3 aydan sonra uyku arkadaşı edindik. Fisher price'ın uyku arkadaşını aldık ve sadece yatağında görmesini sağladık akşam uykuya yatırdığımızda içindeki melodiyi dinleyerekuykuya daldı. Ara sıra uykusu bölündüğünde karşısında yine uykuya daldığında gördüğü uyku arkadaşını gördüğü için rahatladı.
Biz hiç bebeğimizi sallamadık, kucağımızda uyutmadık, memede uykuya dalmasına izin vermedik. Memede uykuya daldığında uyandırdık ve uyanık bir şekilde yatağına koyduk uykuya yatağında dalmasını sağladık .Bundaki amaç çocuk memede uykuya daldığında uyandığında aynı yerde olmuyor ve başlıyor ağlamaya. Sonrada hep alışkanlık yapıyor. Belki küçükken zor olmayan bu masum iş büyüyünce sıkıntılı süreçlere yol açıyor.
Uyku Rutininde aslında kural basit bir düzen. Bunun için biraz fedakarlık etmeniz lazım. Rutininiz olana kadar akşam seyahatleri yada gezmelerini iptal etmelisiniz. Gelen misafirlerinize durumu anlatmalısınız. Aman bir günden bir şey olmaz derseniz baştan kaybedersiniz. Ne kadar erken başlarsanız o kadar fayda sağlarsınız. Bebeğiniz nasıl bir düzene alışırsa öyle gider. Bu rutini başardığınızda kendinize yatırım yapmış olacaksınız. Mutlu anne baba mutlu bebek demek.
Yazının başında söylediğim gibi Tracy Hogg ve Harvey Karpın kitaplarını okuyarak bu işe başlayabilirsiniz. Herkes öyle şeymi olur bu iş bu kadar basitmi derse evet çok basit değil ama düzenli yaparsanız basit olduğunu görürsünüz. Şu şekilde siz birgün 12 de bir gün 2 de uyuyup farklı saatlerde uyandığınızda siz bile sersem olursunuz. Küçücük bebekler bu şekilde düzensizlikte huzursuz olmaları çok normaldir.

Umarım birilerinin işine yarar

Kalın sağlıcakla...



25 Mayıs 2016 Çarşamba

Bebek Alışverişinde Alınması Gerekenler, Alınması Gereksizler


Merhaba,

Bebek Alışverişinde alıp çok kullandığımız ve mutlaka alınması gerekenler ve hiç kullanmadığımız alınmaması gerekenleri belki bundan sonra alışverişe çıkanlara yardımcı olur diye ekliyorum. Umarım yardımcı olur:)

Alınması gerekenlerle başlayalım.

  • Emzirmek için göğüs ucu kremi: Earth Mama Angel Baby
  • Pişik Kremi: Earth Mama Angel Baby, Töpfer
  • Bebek yağı: Earth Mama Angel Baby, Töpfer
  • Bebek losyonu: Earth Mama Angel Baby, Töpfer
  • Şampuan: Earth Mama Angel Baby, Töpfer (Bulamazsanız Moms Baby Green)
  • Tırnak Makası: bebedorun en küçüğü (Boşa diğer markalara para vermeyin gayet yeterli bir ürün)
  • Küvet, File vs: Bulabildiğiniz bpasız en ucuz ürün( Çok pahalı ürünlere özenip alma aşamasındaydım ama hiç gerek yokmuş)
  • Kundak: Swaddle Me
  • Uyku Tulumu: Ergo Pouch ( Paraya kıyın değiyor)
  • Çamaşır Deterjanı: Sabun cevizi, Klar, Almawin, Sonett, Moms baby green,
  • Bebek arabası: Britax Bmotion 4 yada infinity
  • Biberon: Dr Browns yada Philips Avent Natural
  • Mama Isıtıcı: Nuk Ultra Rapid (Mama ile beslenirse çok ihtiyacınıza yarar anne sütü alırsa hiç bir işe yaramaz)
  • Bebek yatağı:Yatsan Popcorn (yatak önemli çok araştırdım)
  • Ev tipi ana kucağı: Bright Stars
  • Oyun Halıcı: Tiny Love (Şu an 6. aydayız çok işe yarıyor)
  • Oto Koltuğu: Kiddy guardian pro fix 2( adac testlerine bakarak testi geçen bir koltuk alabilirsiniz. Bu nokta çok önemli. Konu güvenlik. Belki hiç faydasını göremeyeceksiniz(inşallah olması gereken) ama ihtiyacınız olduğunda can kurtarıcak. O yüzden oto koltuğu cok önemli. Tipinden ziyade Adac çarpışma testlerine bakın. Ben alırken Kiddy, Cybex,Recora ve concord testi geçmişti. Test sürekli yenilendiği için alırken kontrol edin. Ana kucağı ve koltukta bu kritere çok dikkat edin)
  • Odaya esansiyel yağlarla koku vermek için difizör yada buhardanlık(bakınız lavanta yağı)
  • Manometreli bir derece
  • Ateş ölçer(ben braun kulaktan lçer ve koltuk altı derecelerini kullanıyorum)
  • Serum Fizyolojik(Eczaneden şişeyle 3 tl, boşa mimik şişelre para vermeyin)
  • Gece lambası(düşük ışıklı)
  • Beyaz gürültü (ben eski kullanmadığım telefonuma Google playden White noise baby programını indirdim onu kullanıyorum. Uçak moduyla tabiyki)
  • Kış için bebek arabasına rüzgarlık ve jj cole battaniye
  • doğal sünger
  • Tarak fırça
  • Çok bölmeli çanta
  • Mama ile beslenirse termos
  • Mama ile beslenirse avent mama saklama kutusu
  • Çalışan annelere işe başlarken süt pompası:(Ameda en iyisi bu)
  • Yan yatırma yastığı
  • Bez: Ultra Prima Premium care 0,1,2,3,4,5 Huggies 1.2 (Huggies 1-2 den sonra kalite düşüyor)
  • Islak Mendil: Uni Baby
  • Dönence: Küçük pahalı olmayan bir şey
  • Emzik: Soothie


Alınmasına Gerek Olmayanlar

  • Evinizde yalnızsanız bebeğin ağlamasını duyabiliyorsanız telsiz
  • Anne sütü ile besleniyorsa bebeğiniz mama ısıtma makinası ve sterilizasyon aleti
  • Alt değiştirme masaları
  • Küvet için ayaklık
  • İlk aylar için bornoz
  • İlk aylar için ayakkabı vb
  • Yorgan
  • İstanbulda yaşıyorsanız buhar makinası( nem oranına göre değişir)
Şimdilik bu kadar:) giysi işine hiç girmiyorum çünkü ne yazılırsa yazılsın insan özenip herşeyi alıyor:)

Swaddle me Kundak

merhaba,

Uyku rutinimizde bizim en büyük yardımcımız olan kundağı size tanıtmak istiyorum.
Ürünün adı swaddle me kundak. Googleda ismiyle aratınca satıldığı siteleri görebilirsiniz. Ben 30 tlye almıştım. Ürün annelerimizin yaptığı kundak gibi değil. Bilindiği üzere bizim geleneksel kundaklar kalça çıkıklarına yol açıyor. Bu kundağın özelliği kalçadan itibaren alt kısmı sarmıyor ve bebek istediği gibi ayaklarını hareket ettirebiliyor. Bebeğin kolarını sabitliyor ve bebeğe anne karnındaki hissiyatı yaşatıyor. Bu kundak ilk dört ay kullanılıyor.Dr Harvey Karpın kitabında bir örtüylede aynı tip kundak yapılabiliyor. Ben aman yanlış yaparım die yapılmışını aldım. Önce bir tane aldım. Sonra ikincisini. İkincisini almamın sebebi bebek kundağa ister istemez kusabiliyor.Bebek kustuğunda yedekte bir kundak olması can kurtarıyor. Bebeği kundağa ilk koyduğunuzda ağlayabiliyor ama sonra kundağın güveniyle mışıl mışıl uyuyor.
Peki kundak ne işe yarıyor?
Bebeklerin dünyaya geldikten sonra ilk 3 ayı dünyaya alışmakla geçiyor. Anne karnındayken sıkça yaptığı sınırlarını kontrol etme moro refleksinide dış dünyada yapıyor. Anne karnındayken elleri ve ayakları plesantaya çarpıp sınırlarını anlayabiliyor. Fakat doğumdan sonra eller ve ayaklar boşta kalıyor. Bebek sınırlarını anlamak için tekme yada eliyle yaptığı her refleks boşa gittiğinde korkuya kapılıyor, uykuda ise uykusundan uyanıyor. Tam bu arada kundak devreye giriyor ve bebeği bir nevi güvende hissettiriyor. Daha uzun uyku uyumasına ve sizinde güzel bir rutin oluşturmanızı sağlıyor.
Uyku rutuni ile ilgili uzunca bir yazı yazacağım.

Sevgilerle

Bebek ve Anne Bakım Kremleri

Merhaba,

Bebeklerimiz ve onların annelerinin cildleri bu hassas dönemlerde çok hassaslar. Piyasada binin üzerinde envayi çeşit kozmetik ve bakım ürünü var. Öncelikle krem, kozmetik almadan önce EWG skin deep sitesinden içeriğini kontrol etmeden hiç bir ürün almayın. Kullanılan kremlerin çoğunda cilde zarar veren kimyasallar mevcut. Bu site tüm kozmetik dünyasının kabul ettiği Amerika menşeeli bir site. Sitede 1den 10 a kadar puanlar veriliyor. Ürünlerin içeriklerine tek tek bakabiliyorsunuz. Fakat sadece Amerikada satılan ürünleri inceliyor(adamlar canının kıymetini biliyor)http://www.ewg.org/skindeep/   Puanlama ise şöyle 1-2 en düşük kimyasal içerik en iyi puan, 3-6 orta kimyasak içerik, 7-10 yüksek kimyasal içerik. her puanda kendi içeriğinde seviyelendiriliyor, bunlarda  none,limited,fair,good,robust diye ayrılıyor. Anlaşılabilecek dilde renkler yeşile döndükçe iyi kızardıkça kötü:)
Bu siteyi çok sonradan keşfettim .o zmana kadar aldığım çok ünlü Fransız bebek markası (piyasanın en iyi ürünü olarak gösterilen) ürünlerini bu sitede incelediğimde hayal kırıklığına uğramış ve hemen kullanımı kesmiştim. Bu kadar edebiyattan sonra gelelim asıl konuya, ürün önerme
Bizim bu sürede güvenerek kullandığımız marka Earth Mama Angel Baby. Göğüs ucu kreminden tutunda, bebek pişik kremine, şampuanına, losyonuna, yağına her şeyi dörtdörtlük. Tamamen organik sertifikalı bir ürün. Ben ürünleri Amerikadan gelen bir arkadaşım vaıtasıyla getirttim. Türkiyede ateş pahası. Burada 150 tl gibi bir ücretle satılan bazen indirimle 90 tl ye düşen bu ürünleri amerikadan 8-10 dolar civarı fiyatlarla satın aldım. Hepsini Amazon.comdan aldım. Eğer böyle bir imkanınız varsa hiçbir markaya bakmadan bu markanın tüm ürünlerini alabilirsiniz. İçerik tamamen bitkisel ve organik. EWG dende 1 en yüksek puanı almış.



Tabi sürekli Amerikadan arkadaşımız gelmediği için kremler bitiyor. Bu sürede ne yapalım, ne bulalım diye uğraşırken yine imdadımıza Töpfer yetişti. Dermatestten very good notu almış.
Bu ürünlerininde özellikle buğday tozu ve yağını çokça kullandık. Töpfer bizi yine yanıltmadı.
İki üründe hiçbir koruyucu madde içermiyor, hiçbir kimyasal içeriği yok. Tamamen organik ve bitkisel içerikli. Gözü kapalı kullanabilirsiniz.



 
 
 
 
Data:

24 Mayıs 2016 Salı

TÖPFER BEBEK MAMASI

Merhabalar,

Bir bebek için anne sütü elbetteki en kaçınılmaz en sağlıklı besin kaynağı.ancak anne sütünün mümkün olmadığı ya da yetmediği durumlarda imdadınıza Töpfer organik keçi sütlü devam sütü yetişiyor.

Doğumdan önce herşeyi araştırdığım gibi mama üstünede ihtisas yaptım sayılır. Piyasada bir çok mama var. Bu mamaları öncelikle tek tek araştırdım. Çağrı merkezleriyle görüştüm, içeriklerini kendi çapımda kontrol ettim. Öncelikle raf ömrü 36 ay olan mamaların tamamını eledik. Hiç bir mama benim malım kötü demiyor ama bir kaç şeyde kendini ele veriyor. Mesela içinde soya lesitini olan hiç bir mamayı tercih etmedim. Bildiğiniz gibi soya lesitini koruyucu bir madde ve soyaların çoğunda gdo var. Her ne kadar mama firmaları bizim soya lesitinimiz gdosuz desede insan Türkiyede yaşayınca hiç bir şeye güvenemiyor.

Gelelim Töpfer organik devam sütüne, bu süreçte sorduğum her soruyu cevapladılar. Sayısız mail attım, Türkiye distirbitörleri yetmedi Almanyaya attım. Her mailime yazılı belgeli cevaplar geldi. Bu kadar her soruya belge ile cvp verişleri hoşuma gitti. Sonra kullanıcı yorumlarını inceledim memnun olmayan yok gibiydi. tabi bunlar tamamen soyut sözlü güvencelerdi ve yetmezdi. Bir mamanın organik olabilmesi için organik sertifikalara sahip olması gerekirdi. Töpfer ökö bio ve sağlık bakanlığı organik sertifikasın sahip bir ürün.
İçeriğinin %95i organik hammaddelerden üretilmiş,
Bu mama hakkında elde ettiğim diğer bilgiler şöyle;
Süt Avustralyada ekolojik ortamda yetiştirilen Saanen cinsi keçilerden elde ediliyor. Keçilerin beslenmesininden sağımına herşey organik kurallara uygun yapılıyor. Keçi sütü inek sütüne göre daha kolay sindirilebilir. Özellikle orta zincirli yağ asidi içeriği fazla.  Daha düşük alfa s1 kazein oranı, buda daha düşük alerji riski demek. Daha yüksek nükleotit ve poliamin içeriği. Oligosakkarit oranının hem anne sütüne daha yakın olması hemde inek sütünden 5 kat fazla olması. İçeriğindeki laktoferrin sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Daha yüksek b1, b2 vitamini. Daha yüksek kalsiyum,fosfor, potasyum, selenyum içeriyor.

Gelelim uygulamaya, kağıt üstünde herşey güzel. Biz anne sütüne takviye olarak farklı bir organik mama ile başlamıştık. Fakat bu mama ile bebeğimiz kabız oldu. Gecenin bir köründe düştük eczanelerde Töpfer aramaya, çoğu eczanede yok yada bilmiyorlar. Bunun üzerine Hiperfarmayı(Türkiye Distiribitörü) aradım ve durumu anlattım. O akşam bana bölge mümessilleri aracılığıyla 1 paket töpfer 1 i ulaştırdılar. Açıkçası akşam saatinde böyle bir şey yapmaları direk beni firmaya ısındırdı. Devamında çok güzel sonuçlar aldık bebeğimizin hiç kabızlık problemi kalmadı.Gerek aylık kontrollerinde gerek  tetkiklerinde her oranı çok iyi çıktı. Hatta doktorumuz bile bu değerlere şaşırdı. Bbebğimiz tam alması gereken kiloları aldı. Tabi bu sürede gerek Almanya ofislerinden cevap veren,
Maria Ländle ve Türkiyedeki distirbitörün müdüresi Sinem Meteye bana bıkmadan yılmadan cevap verdikleri için çok teşekkür ederim.
Biz bu devam sütünden cook memnun kaldık. Şu sıra digger organic bakım ürünlerini inceliyorum.
Teşekkürler Töpfer...


Aşağıda Töpfer 1 in içeriğini gösteren tabloyu atıyorum. İncelemek isteyen bakabilir.

* Sadece organik tarımdan elde edilmiştir.


 
  

Övgülerle Dolu Güncemiz

Merhabalar,

Blogumun ilk yazısını prensesimin öyküsüne ayırmak istedim..Bu blogu açmamda ki amaç bebeğimize
kavuşma maceralarımızı,bebeğimize kavuştuktan sonra bizi bekleyen onlarca sorunun cevabını sizlerle paylaşmak ve bi nebze olsun bu süreci kolaylaştırmak..

Bu blokta hastane doktor arayışlarımızı,bebek bakımı,organik beslenme mama ,ek gıda,bebek suları gibi pek çok ayrıntıyı sizlerle paylaşıyor olucam..

Prensesimiz Övgü Günce 20 kasım 2015 saat12:50 de medipol üniversite hastanesinde dünyaya geldi.Tüm hamilelik takipleri Memorial da bulunan Müzeyyen Almora Güleryüz tarafından yapıldı.Kendisinden çok memnun olmamıza rağmen ameliyat doktorumuz Mustafa Acet tarafından doğum yaptırıldı.Hastaneden ve doğum sonrası hemşirelik hizmetlerinden memnun kaldık(hamilelik takibi açısından çok kalabalık bir hastane ve kontroller kısa aralıklarla yapılıyor açıkcası pek fazla tavsıye etmıyorum)

38 Haftanın bitiminde saglıklı şekilde kızımız 3060kg ve 50 cm olarak dünyaya gözünü açtı.

İŞİN ÖZÜ;Bebeklerimize dair ne varsa yanıtını bu blog da  kolaylıkla bulabileceksiniz..

Sizlerden de bu konuda elbetteki öneriler bekliyorum..